İsrail, 39 gün süren savaşın ardından ABD ve İran arasında sağlanan ateşkesin ardından Lübnan’a yönelik geniş çaplı bir saldırı gerçekleştirdi. İran’ın Lübnan’ın da ateşkese dahil edilmesi için yaptığı talep, İsrail tarafından göz ardı edildi. Netanyahu hükümetinin ateşkes masasına davet edilmemesi, iç politikada da tepkiyle karşılandı. İsrail medyasında, gerçekleştirilen operasyonun “Aslanın Kükremesi” olarak adlandırılmasına rağmen sonuçlarının “Kedinin Miyavlaması” gibi olduğu yorumları yapıldı.
Saldırılar, başkent Beyrut’un merkezi bölgelerine yoğunlaşırken, özellikle Dahiye bölgesinde birçok patlama sesi duyuldu. Saldırılar öncesinde halkı bilgilendiren herhangi bir uyarının yapılmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu, yalnızca 10 dakikalık bir süre içinde, eş zamanlı olarak yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlendiğini açıkladı. Açıklamada, bu saldırıların Hizbullah’a ait “komuta merkezi ve askeri tesisleri” hedef aldığı öne sürüldü. Saldırıların yalnızca Beyrut ile sınırlı kalmadığı, doğudaki Bekaa bölgesi ve güney Lübnan’da da geniş çaplı hava operasyonlarının gerçekleştirildiği ifade edildi. İsrail, bu saldırı dalgasını Lübnan’a yönelik bugüne kadarki en büyük saldırı olarak nitelendirdi.
Lübnan’ın ateşkese dahil olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ile İran arasında varılan ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını savunsa da, bu süreçte arabuluculuk yapan Pakistan, Lübnan’ın da anlaşmaya dahil olduğunu açıkladı. İran, müzakerelerde Lübnan’ın ateşkese dahil olmasının “kırmızı çizgi” olduğunu sürekli vurgulamıştı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da ateşkesten sonra, Lübnan’ın sürece dahil edilmesinin gerekliliğini dile getirdi. Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Lübnan’ın ateşkesteki konumuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadığı bildiriliyor.