Kablosuz internet alanında çığır açan bir yenilik ortaya çıktı. Japonya’daki Tokyo Bilim Üniversitesi ve NTT Corporation işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırmada, lazer ışınları kullanarak veri iletiminde 362.7 Gbps hıza ulaşan yeni nesil bir sistem geliştirildi. Bu sistem, radyo dalgaları yerine lazer kullanarak veri aktarımı sağlıyor.
Araştırma ekibi, lazer tabanlı kablosuz veri iletimini daha az enerji tüketimi ile gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Geleneksel Wi-Fi sistemlerinden farklı olarak, bu yeni teknoloji ışık aracılığıyla veri aktarımı yapıyor. Bilim insanları, bu yöntemin sinyal karışıklığını önemli ölçüde azalttığını ve daha yüksek bant genişliği sunduğunu belirtiyor. Sistem, özellikle birçok cihazın kullanıldığı kapalı alanlarda büyük avantajlar sağlamak üzere tasarlandı.
Araştırma sürecinde, çip üzerine yerleştirilen 5×5 lazer dizisi test edildi. Deney sırasında toplam 25 lazerden 21’i eş zamanlı olarak çalıştırıldı ve her biri ayrı bir veri akışı sağladı. Tek tek lazerlerin saniyede 13 ila 19 Gbps arasında hızlar elde ettiği gözlemlendi. İki metre uzaklıktaki bir alıcıya veri gönderilirken toplamda 362.7 Gbps seviyesine ulaşıldı. Bu sistemin, şimdiye kadar geliştirilmiş en hızlı çip tabanlı optik kablosuz sistemlerden biri olduğu ifade edildi.
Araştırmacılar, bu teknolojinin veri merkezleri ve yoğun bağlantı gerektiren kapalı alanlarda önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyor. Enerji tüketimi açısından da dikkat çeken bulgular elde edildi. Sistemin, her bir veri başına yaklaşık 1.4 nanojoule enerji harcadığı belirlendi. Bu tüketim oranı, benzer koşullardaki gelişmiş Wi-Fi sistemlerinin yaklaşık yarısına denk geliyor. Artan veri trafiği nedeniyle kablosuz ağların enerji tüketiminin giderek arttığına dikkat çeken bilim insanları, bu yeni sistemin veri merkezleri, hastaneler ve yoğun kullanıcılar için önemli avantajlar sunabileceğini belirtiyor.
Ancak araştırmacılar, geliştirilen lazer tabanlı teknolojinin kısa vadede Wi-Fi’yi tamamen ortadan kaldırmayacağını vurguluyor. Yeni sistemin mevcut kablosuz ağlarla uyumlu bir şekilde çalışması ve yoğun veri trafiğini hafifletmesi bekleniyor. Özellikle kalabalık kapalı alanlarda bağlantı sorunlarını azaltabilecek bir destek sistemi olarak değerlendiriliyor.