Eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, firari iş insanı Kasım Garipoğlu’nun yüz milyonlarca dolarlık şaibeli para trafiğine yönelik eleştirilerde bulunmuş ve bu sürecin yeterince araştırılmadığını vurgulamıştı. Başak, “Bu trafik açığa çıkarılabilir ve sorumlular cezalandırılabilirdi. Sadece kamera kayıtları bile bunu ortaya koymaya yeterdi. Gri Liste süreçlerine rağmen bu durum neden görmezden gelindi?” diyerek tepkisini dile getirmişti.
Ancak Başak’ın X (Twitter) hesabı, yaşadığı bu tartışmalar sonrasında erişime engellendi. Hesabının kapatılmasının ardından bir açıklama yapan Ramazan Başak, durumu kişisel bir mesele olarak değerlendirmediğini, aksine bunun kurumsal ve toplumsal bir sorun olduğunu belirtti. Gazetemiz yazarı Murat Ağırel’in paylaştığına göre, Başak’ın mesajında şu ifadeler yer aldı: “Değerli Vatandaşlarım, Değerli Takipçilerim. Tahmin edebileceğiniz grubun şikayeti ile X hesabım bugün erişime kapatıldı. Bu durumu kişisel bir mesele olarak görmüyorum. Ülkem adına son derece üzgünüm. Şimdilik hoşça kalın.”
Ramazan Başak, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Savcıların Gördüğünü MASAK Neden Göremedi?” sorusunu gündeme getirerek, yasadışı faaliyetlerin MASAK tarafından neden tespit edilmediğinin altını çizdi. Garipoğlu’nun yasadışı olarak çalıştırdığı GKFX şirketinin, milyonlarca dolarlık kayıt dışı para hareketlerini rapor eden savcıların tespitlerine karşın, MASAK’ın bu durumu göz ardı etmesinin eleştiriye açık olduğunu ifade etti.
Başak, “MASAK, mali analiz yaparken yalnızca mevcut mal ve para hareketlerini incelemekte; yerinde denetim yapmamaktadır. Dolayısıyla kayıt dışı işlemler bu şekilde gözden kaçmaktadır. Oysa savcılığın kesin bilgileri doğrultusunda yapılacak kısa bir inceleme ile tüm bu trafik açığa çıkarılabilirdi” dedi.
“Ülkemiz, hayat pahalılığı ve yüksek vergi yükleri altında ezilirken, milyarlarca lira vergi kaybı yaşanırken neden bu işlemlere müdahale edilmedi?” diye sorgulayan Başak, yurtdışı yasağı ve adli kontrol gibi haksız uygulamalarla karşı karşıya kalmasının da kabul edilemez olduğunu belirtti. “Hukuk devletlerinde delilden kişiye ulaşılır; kişiden delile değil. Bu hukuksuzluklar, 12 Eylül döneminde bile görülmemişti” diyerek yaşanan süreci eleştirdi.
Başak’ın yaşadığı erişim engeli ve yaptığı açıklamalar, kamuoyunda geniş yankı buldu. Ekonomik adaletin sağlanması ve mali suçlarla mücadelede daha etkin bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine dair taleplerin arttığı görülüyor.