İsveç’in başkenti Stockholm yakınlarındaki Muskö adasında, granitten oyularak inşa edilen tarihi Muskö askeri deniz üssü, Baltık Denizi’ndeki değişen güvenlik ortamı doğrultusunda yeniden ülkenin deniz savunma komuta merkezi haline geldi. İngiliz basınından The Guardian gazetesinin haberine göre, Soğuk Savaş’ın ardından askeri harcamaların azaltılmasıyla önemini kaybeden devasa yeraltı kompleksi, 2019 yılı itibarıyla İsveç Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na yeniden ev sahipliği yapmaya başladı.
PROJENİN İNŞASI 19 YIL SÜRDÜ
İnşaatına 1950 yılında başlanan ve 1969 yılında tamamlanan askeri deniz üssü, askeri lojistik ve savunma mimarisinin en dikkat çeken örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. 19 yıllık yapım sürecinde şu çalışmalar gerçekleştirildi: Savaş gemilerinin ve askeri personelin sığabileceği genişlikte alanlar açılması için yaklaşık 1,5 milyon ton granit kaya yerinden çıkarıldı.
Deniz seviyesindeki dağ oyuklarından doğrudan giriş yapan savaş gemilerinin güvenle barınabileceği üç büyük yeraltı havuzu inşa edildi. Kompleksin içine yalnızca sığınak amaçlı değil; gemilerin bakımının dışarı çıkmadan yapılabilmesi için askeri atölyeler, idari ofisler ve geniş bir iç ulaşım ağı kuruldu.
DENİZ TABANININ ALTINDAN GEÇEN KARA BAĞLANTISI
Muskö Deniz Üssü’nün operasyonel sürekliliğini ve lojistik tedarik zincirini korumak amacıyla ana karayla olan bağlantısı deniz altından sağlandı.
İnşa edilen yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki karayolu tüneli, deniz tabanının altından geçerek adayı ve askeri tesisi doğrudan karayolu şebekesine bağladı. Bu sayede gemiler deniz kapılarından üsse giriş yaparken, personel ve askeri teçhizat sevkiyatı deniz altındaki tünel vasıtasıyla kesintisiz olarak yürütülüyor.
STRATEJİK DEĞİŞİMLE YENİDEN FAALİYETE GEÇİŞ
Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte savunma bütçelerinde kesintiye giden İsveç, Muskö üssündeki askeri varlığını ve faaliyetlerini minimum düzeye indirmişti. Tesis tamamen terk edilmeyip tersane faaliyetlerine ve sınırlı askeri çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam etse de eski stratejik önemini kaybetmişti.
Baltık Denizi ve çevresindeki güvenlik risklerinin artması üzerine İsveç askeri kurmayları, doğal kaya koruması, deniz erişimi ve gizli kara bağlantısını bir arada sunan tesisin stratejik değerini yeniden değerlendirdi. 2019 yılında alınan kararla, aktif durumdaki altyapı kullanılarak deniz komuta merkezi yeniden bu güvenli yeraltı tesisine taşındı.

